Zlatan İbrahimoviç, Bisiklet Hırsızıydı Dünya Yıldızı Oldu

İdmanlara gidebilmek için bisiklet hırsızlığı yapan İsveçli golcü, gösterdiği muhteşem performansla şu an tüm dünyanın tanıdığı yıldız bir golcü haline geldi

Zlatan İbrahimoviç, Bisiklet Hırsızıydı Dünya Yıldızı Oldu
 Çocukken hırsızdı. Ergenlikte futbolcu oldu. Bir adam olduğu zaman ise kraldı. Zlatan İbrahimoviç Malmö'nün sosyal konutlarından çıksa da geldiği yeri hiç unutmadı. 34 yaşında olmasına rağmen hala Avrupa'nın en iyi forvetlerinden biri. Onu İbra yapan şey mücadeleci yapısı. Başarısının sırrı ise iki cümlede gizli: Bir insanı Rosengard'dan çıkarabilirsiniz. Fakat insanın içinden Rosengard'ı çıkaramazsınız.

ANNESİ TEMİZLİKÇİ, BABASI BEKÇİYDİ

Hürriyet gazetesinin haberine göre; Zlatan İbrahimoviç'in ailesi Bosna'dan İsveç'e yeni bir hayat için geldi. 1981'de Malmö'de doğan İbrahimoviç'in dünyaya gelmesinden kısa bir süre sonra anne ve babası ayrıldı. Zlatan 13 yaşına kadar annesiyle yaşadı. İbrahimoviç'in annesi hastanede temizlikçilik yaparak dört çocuğuna bakmaya çalışıyordu. Evleri hep gergindi. İbrahimoviç annesiyle kaldığı günleri şöyle anlatıyor: Biz sofraya oturduğumuzda 'Hayatım günün nasıl geçti?', 'Tuzu uzatır mısın?', 'Matematiğe biraz daha ağırlık versen iyi olur' gibi konuşmalar yapmazdık. Annem çoğu zaman işten yorgun gelir ve hemen bizi doyurmak için yemek yapmaya koyulurdu. En ufak bir ses ve gürültüde gerilirdi. Birbirimiz boğacak gibi olurduk. İbrahimoviç babasını hep güçlü bir adam olarak anlatıyor. Gece bekçiliği yapan babası Şefik yalnız yaşayan bir gece bekçisiydi. İki haftada bir haftasonları İbrahimoviç kız kardeşi Sanela ve küçük erkek kardeşi Keke onda kalıyordu.

BİR FİSKE BİLE VURMADI

Evdeki gürültüden bıkan İbrahimoviç daha sonra tamamen babasının yanına taşındı. Babası sürekli bira içen genç İbra çocukluğundan beri açık sözlü olduğunu söylüyor: Bazen okuldan eve geldiğimde dolabı açardım ve biradan başka hiç bir şey göremezdim. Babama içkiyi bırakmasını çok defa söyedim. Kimse onla konuşmaya cesaret bile edemezdi ama benim kaybedecek bir şeyim yoktu. Zaten bize bir fiske bile vurmadı bugüne kadar.

BİSİKLET ÇALMAYA BAŞLADI

İbrahimoviç babasıyla yaşamaya başladıktan kısa bir süre sonra Malmö FF'in altyapısına girerek ilk ciddi futbol deneyimini yaşamaya başladı. Genç takıma seçildiğinde oturduğu Rosengard'dan Malmö merkeze gitmek için bisikletten başka bir yol yoktu. Zlatan da böylece bisiklet çalmaya başladı. Daha önceleri eğlenmek için süpermarketten çaldıkları şeker ve çikolataların aksine şimdi biraz daha büyümüş ve daha büyük şeyler çalmaya başlamıştı. İdmanlara çaldığı bisikletlerle gidiyordu. Hatta bir keresinde antrenörünün bisikletini bile çalmıştı. Kilitleri kırmakta bir usta olmuştu.

AZ DAHA KOVULUYORDU

İbrahimoviç için Malmö altyapısında işler hiç istediği gibi gitmedi. Takımdaki çocukların babaları sürekli küfür ettiği ve şahsi oynadığı gerekçesiyle onun takımdan atılması gerektiği konusunda yönetime dilekçe veriyorlardı. Haksız da sayılmazlardı. Gerçekten bencil oynuyor ve davranışlarıyla ortama negatif enerji veriyordu. Ama tanrı vergisi yeteneği kulübün ona sabretmesine neden oluyordu.

TAKIMI BİRİNCİ LİGE ÇIKARDI

İbrahimoviç 1999 yılında Malmö FF'in A takımına yükseldi. Yükseldiği sene takım ikinci lige düştü. Daha sonra ise ikinci ligde gösterdiği iyi performans ile takımı birinci lige çıkardı. Futbol stili hiç İskandinav bir forvete benzemiyordu. 1.95'lik boyuna rağmen çevik ve bir o kadar kıvraktı.

İDOLÜ RONALDO'YDU

İbrahimoviç futbol karakterini oluşturduğu yılları şöyle anlatıyor: Çocukken boş vakitlerimde hep internette futbol hareketlerini izlerdim ve mahallede onları yapmak için çok çalışırdım. Ronaldo benim için bir idoldü. Sırf o da oynadı diye Inter'e transfer olmuş olabilirim. Kendimi İsveçlilerin yanında hiç rahat hissetmedim. Güney Amerikalılar bana hep daha sıcak geldi. Sanırım futbolumu da şekillendiren etkenlerden biri bu.

AVRUPA DEVLERİ PEŞİNE DÜŞTÜ

Malmö'deki başarılı 1.5 sezonun ardından Zlatan'a Avrupa devleri çoktan kancayı takmıştı. Fakat henüz bir menajeri yoktu ve transfer görüşmeleri nasıl yapılır zerre kadar bilmiyordu. Önce Malmö FF onu Arsenal'e götürdü. Arsene Wenger'in odasındaki toplantıda çok rahattı. Wenger ona, "Bizimle bir deneme idmanı yapabilirsin" dediği zaman "Hemen bana bir ayakkabı getirin" dedi. Fakat Malmö, Wenger'in idman teklifini kabul etmedi.

AJAX, İLK GÖRÜŞTE TUTULDU

Daha sonra Malmö sezon hazırlıkları için İspanya sahillerinde bir kampa giti. BuradaAjax'ın efsane ismi Leo Beenhakker Zlatan'a ilk görüşte tutuldu. Transfer sonunda Malmö8.7 milyon euroya Zlatan Ibrahimoviç'i Ajax'a sattı. Bu Malmö için bugüne kadar sattıkları en pahalı oyuncu, Ajax için ise kulüp tarihinin transfer rekoruydu. İki takım da transferden bu kadar kârlı çıkmasına rağmen İbrahimoviç vasat bir sözleşme sahibi olmuştu. İlk sözleşmesini şöyle anlatıyor: Malmö'den beni aradıklarında bir otele gelmemi ve sözleşmeye imza atmam gerektiğini söylediler. İçimdeki duyguları anlatamam. Ferrari'me atlayıp doğru otelin yolunu tuttum. Lobide sosyal konutlardan tanıdığım bir kız vardı ona susmasını beni görmemesini söyledim. Üstümdeki eşofmanlarla bir odaya girdim. Odada bir takım elbiseli ordusu vardı diyebilirim. Bana teklif ettikleri Maaş Malmö'de aldığımın beş mislinden fazlaydı o yüzden bana çok gözükmüştü sonradan nasıl kazıklandığımı anladım.İbrahimoviç Malmö günlerini tamamladıktan sonra Amsterdam'ın yolunu tutar. Daha sonra beraber başka takımlarda da oynayacağı arkadaşı Maxwell ile birlikte Ajax'a imza atarlar. Elindeki parayı nasıl harcayacağını bilemeyen Zlatan, kulübün ona verdiği avansı yeni bir Mercedes sipariş etmek için harcar. Bu yüzden cebinde beş parası kalmamıştır. İsveç tarihinin en pahalı transferinden birinin evinde yiyecek mısır gevreği bile yoktur. O an yeni tanıştığı dostu Maxwell'i arar ve, "Dostum kalacak yerin ve yemeğin var mı? Burada resmen sürünüyorum" der. Yeni sezon başlayana kadar arkadaşının evinde kalır ve yer yatağında yatar.

İŞLER BEKLEDİĞİ GİBİ GELİŞMEZ

Sezon başladığında Ajax'ta işler beklediği gibi gelişmez. İlk sezonunda anca 10 gol atmıştır. O sıralar Hollanda futbolunun yıldızı olan harika çocuk Rafael Van der Vaart ile de yıldızı bir türlü barışmaz. Roland Koemann döneminde ise nispeten kendini bulur. Art arda goller sıralamaya başlar. Çalımları Amsterdam Arena'nın dört bir yanında yankılanır. Fakat yine uyumsuzdur. Sosyal konutların sertliğini ve acemiliğini hala üstünden atamamıştır.

"KURTAR BENİ AJAX'TAN"

Ajax'ta üç sezon geçirdikten sonra kararını verir. Buradan ayrılacaktır. O sırada kariyerinin kırılma noktası yaşanır. Çelik gibi sinirlere sahip menajer Mino Raiola ile yolları kesişir. İkili bir restoranda buluşur. İbrahimoviç bir önceki transfer görüşmesinin aksine bu kez şık bir deri ceket ve klas bir tişörtle görüşmeye gider. Mino'ya şunu der: Beni Ajax'tan kurtar. Rainola deneyimli bir adamdır. Pavel Nedved gibi bir dünya yıldızının hali hazırda menajerliğini yapmaktadır ve İbrahimoviç'le açık konuşur: Seninle çalışmak istediğime emin değilim. Çok yeteneklisin ama gol atamıyorsun. İstatistiklerin berbat. Eğer birlikte çalışacaksak, iyi uyuyacak daha az Playstation oynayacak ve daha fazla uyuyacaksın. Bunları düşün ve beni ara.

AJAX'TAN JUVENTUS'A

Mino masadan kalkar. İbrahimoviç özel sipariş Mercedes'ine atlar atlamaz profesyonelliği bir kenara bırakır (zaten hiç sahip olmamıştır) ve telefonla Mino'yu arar: Seninle çalışmak istiyorum. Daha sonra olaylar hızla gelişir Juventus 16 milyon euroya İbra'yı Ajax'tan alır. David Trezeguet'nin de sakatlığının da yarattığı fırsatla efsane teknik adam Capello İbra'yı forvete alır. İbrahimoviç'in gerçekten saygı duyduğu ilk teknik direktör Capello'dur.

VAN BASTEN'İN GOLLERİNİ İZLEDİ

Capello'nun oyuncularla az ama öz bir diyalog kurduğunu belirten İbrahimoviç, "O koridorda yanınızdan geçerken kendinizi bir karınca gibi hissedersiniz, sizinle konuşmaz. Belli belirsiz bir 'selam' der. Fakat size saygı duyar ve aynısını da sizden bekler. O kızdırmak istemeyeceğiniz türden bir adam" İbrahimoviç kısa sürede Juventus'ta kendini sevdirir. Fakat bir dönem gelir ki 2 aylık bir süre boyunca gol atamaz. Bunun üzerineCapello bir gün onu odasına çağırır, "Çocukluğumdan beri insanlar benimle bir şey konuşmak istese gerilirim. Onları hep dinler gibi yapar ama dinlemem kendi bildiğimi okurum. Fakat Capello'ya karşı böyle yapamazsınız. Soyunma odasına gittiğimde bir çok video kaset ve bir sandalye gördüm. Bana otur dedi. Oturdum. Video oynatıcının içine eski kasetlerden koydu. Bunlar Van Basten'in gollerinden oluşan çeşitli videolardı. Hepsini izlemeden bu odadan çıkmayacaksın dedi. Hepsini izledim çıktığımda gol problemim çözülmüştü"

JUVE'DE PATLAMA YAPTI

Juventus'ta geçen iki sezonun ardından 70 maçta 23 gol atan Zlatan İbrahimoviç takımınİtalya'daki şike skandalına karışmasının ardından bir an önce Juve'den ayrılmak için menajeri Mino'yu arar. Mino Milan'ın sahibi Silvio Berlusconi ile bir görüşme ayarlar. Görüşmenin başlamasına iki saat kala Inter kulübünün başkanı Moratti en iyi adamını İbra'nın Torino'daki muhteşem manzaralı evine gönderir ve Berlusconi ile yemeğe dakikalar kala İbrahimoviç Inter'e imza atar. 17 yıldır şampiyonluk kazanamayan Inter'e katılmak bir kazanan olan İbra için sürprizlerle dolu olsa da ünlü futbolcu Inter'de gol makinası olmaya başlar.

BARCELONA'NIN YOLUNU TUTTU

Jose Mourinho ile de Inter'de beraber çalışan İbra onu şöyle anlatıyor: Onunla her şeyi konuşabilirsiniz. Size kendinizi rahat hissettirir. Hangi takım ona sahip olmak istemez ki.Mourinho ise Ibra kendisine sorulduğunda şu cevabı veriyor: Beraber çalıştığımız süre içinde onunla anlaşamadığım tek bir nokta oldu. O da Barcelona'ya gitmek istemesiydi. Fakat bunun için bir şey yapamazdım. İbrahimoviç için Barcelona bir hayalin gerçek olması demekti. Orada çok farklı bir kültür ve takım bulacağını biliyordu. Dünyanın en iyi oyuncularıyla oynayacaktı. MessiXaviIniesta gibi isimlerle çalışacaktı.

GUARDIOLA'YLA ARASI AÇILDI

Daha ilk idmanına çıktığında farkı hissetmişti. İtalya'da antrenörlerini dinlemeyen canı istediği zaman koşan istemediğinde idmanda salan İbrahimoviç'in burada daha disiplinli bir insan olması gerekiyordu. Ve öyle de yaptı. Teknik direktör Guardiola ile harika bir ilk 6 ay geçirdi. Art arda goller atıyor. Xavi ve Messi'den gelen ara pasları iyi değerlendiriyor. Tiki taka'ya sağlıklı bir uyum sağlıyordu. Barcelona'da işlerin bozulması ise Messi'yle birlikte başladı. Messi Guardiola'ya gidip üçlü forvetin en ucundaki insan olmak istediğini söyledi. Guardiola onu nasıl kırabilirdi ki? Ibrahimoviç her ne kadar bugüne kadar görülmemiş bir forvet olsa da Messi dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusuydu. Ibrahimoviç en uçtaki adam olmadığı zaman yeterince üretken olamadığını hissetti. Ve bu sorunu Guardiola ile konuşmaya karar verdi. Bunun üzerine Guardiola ile aralarına bir soğukluk girdi. Bazı maçlara yedek başladı. İlk 11'de olduğu zamanlar iki gol attığında 50. Dakikada oyundan alındı. Artık bir rüya sona eriyordu…

"SEN ADAM DEĞİLSİN" DEDİ

Birkaç kez teknik direktörüyle konuşmaya çalışsa da olması devamını ondan dinleyelim: Bütün kibirim gitmişti. Kendimi küçük bir çocuk gibi hissetmeye başladım. Sanki Rosengard'a geri dönmüştüm. Bir gün kendimi tutamadım ve soyunma odasındaki panoyu tekmeledim. Guardiola'ya herkesin içinde 'sen adam değilsin' diye bağırdım. Bana baktı ve kendisinin teknik direktör olduğunu onunla böyle konuşamayacağımı söyledi. Zerre takmadım.

REKOR PARAYA MILAN'A GİTTİ

66 milyon euroya Inter'den Barcelona'ya geçen İbrahimoviç transfer sezonunun bitmesine günler kala 20 milyon euroya Milan'a transfer oldu. Burada küllerinden doğan Ibrahimoviç takımla tekrar Scudetto'yu kazandı. İleride Robinho ve Ronaldinho'yla harika işler yaptı. Kazanma hissi geri gelmiş. Eski kibirine kavuşmuştu. O sahanın içinde bağırıp çağırmadan oynayabilecek bir oyuncu değildi. Bir sezonda Milan'da 32 maça çıktı. 28 gol attı.

İTALYA'DAN PSG'YE GİTTİ

talya'da bir ilah gibi ilgi gösterilen Zlatan'ın bu ülkede kazanmadığı başarı kalmamıştı. Fakat paparazzilerden çok sıkılmış ve eşi Helena'nın başına gelen bir iki tatsız hadiseyi hala unutmamıştı. Bu yüzden yaşının da geldiğini düşünerek son bir büyük transfere imza attı ve Paris Saint Germain'e transfer oldu.

GELDİĞİ YERİ UNUTMUYOR

Ibra, PSG'de 4. Sezonunu geçiriyor. Çıktığı 111 maçta 96 gol attı. 34 yaşında olmasına rağmen hala Avrupa'nın en iyi birkaç forvetinden biri .Fakat geldiği yeri hiç unutmuyor ve hep şunu söylüyor: Bir insanı Rosengard'dan çıkarabilirsiniz. Fakat insanın içinden Rosengard'ı çıkaramazsınız.

Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2016, 22:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER