banner114

Stockholm-İsveç'te yaşamak için 5 neden

İsveç'in başkenti Stockholm'de yaşamak için 5 neden

Stockholm-İsveç'te yaşamak için 5 neden

Yeşillik, su kenarları ve devlet destekli para yardımları, Stockholm'ü aile dostu bir şehir haline getiriyor. Vaat ettiği çok şey var: Dünyaca ünlü iş-yaşam dengesi, kahve molaları ve mutlu bir aile kurmak için süper bir ortam sağlaması... Ayrıca deniz yolları ile çevrili 14 adaya inşa edilmiş bir şehir olarak, İsveç'in en şahane yürüyüş rotalarını da sunuyor.
 

Stockholm-İsveç'te yaşamak için 5 neden

1- Aile dostu yaşam

1- Aile dostu yaşam

Yüksek yaşam maliyetine rağmen, İsveç'in başkenti Stockholm, bir ailenin yaşayabileceği en mükemmel şehirlerden. Ebeveynlere, bir çocuk doğduğunda veya evlat edindiklerinde 16 ay doğum izni veriliyor. Üstelik tatil günlerinin 390'ının ücretinin yüzde 80'ini alabiliyorsunuz. Yani tamamen ücretsiz izin de sayılmaz... Bununla beraber, çocuklar 8 yaşına gelene kadar çalışma saatlerini yüzde 25 oranında azaltma hakkına da sahip oluyorsunuz.

Stockholm, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayan ilerici bir şehir. Hafta içi şehrin 26 yeşil parkının etrafında bebek arabalarını iten babaları görebilirsiniz. Bebek arabaları olan aileler otobüslerde ücretsiz seyahat ediyorlar ve 16 yaşına kadar çocuk yetiştirme desteği olarak aylık bir indirim alıyorlar.

Ayrıca Stockholm School of Economics, Karolinska Institute of Medicine ve KTH Royal Institute of Technology gibi üniversiteler; tüm AB vatandaşlarına ücretsiz eğitim hakkı veriyor. 
 

2- Çok çalış, çok dinlen

2- Çok çalış, çok dinlen

İsveçliler iş-yaşam dengesinin üstatları. Stockholm de İsveç'in finans merkezi. Şehir, ulusal gayrı milli safi hasılanın neredeyse üçte birini karşılıyor. Büyük işverenler arasında teknoloji şirketleri Ericsson, IBM ve Electrolux yer alıyor. Spotify, Klarna ve oyun geliştirici King de büyüme aşamasında olan şirketlerden.

Ancak bu şehirde çalışmak kadar dinlenmek de önemli. Uzun yaz aylarında, pek çok işletme kapılarını kapatıyor; çalışanlar 5 haftalık yıllık izinlerini kullanırken, haziran ayındaki asla batmayan, neredeyse 18 saat parıldayan gün ışığından faydalanabiliyorlar.
 

3- Özel arazilerde piknik yapma özgürlüğü

3- Özel arazilerde piknik yapma özgürlüğü

İsveç anayasasında 'kamu erişimi hakkı' diye bir şey var. Bu hak, özel arazilerde bile serbest dolaşıma, kamp ve piknik yapmaya izin veriyor. Bu hakkı kullanmak için Stockholm'den uzaklaşmanıza, uzun uzun yollar tepmenize de gerek yok: Basit bir otobüs yolculuğu, huş ağacı ve ladin ormanlarıyla kaplı Trehörningsskogen doğa rezervine ulaşımınız için yeterli.

Yaz aylarında yüzmek için yine küçük bir otobüs yolculuğuyla küçük göllere ulaşabiliyorsunuz.

Stockholm'ün yaklaşık 20 km güneyinde, geniş çam ormanları, yürüyüş parkurları, inanılmaz güzel göller, gece barınakları ile Tyresta milli parkı bulunuyor. Baltık Denizi'ndeki bir yarımadada bulunan Björnö'nün popüler plajlarını da kanoyla keşfedilebiliyorsunuz.
 

4- Efsane kahve molaları

4- Efsane kahve molaları

Stockholm, fika'nın (kahve molalarının) başkenti sayılır. Bu ritüel dinlenme, duraklama molası anlamına geliyor... İnsanlar bu molalar sırasında kahveyle birlikte tarçınlı çörek veya kakule gibi bir atıştırmalık tüketiyorlar.

İyi bir fika isteyenler, Södermalm'daki Johan & Nyström kafede minimalist dekor ve taze kavrulmuş kahvenin tadını çıkarıyor. Veya Östermalm'deki Café Foam'da İspanyol esintili Scandi minimalizmini yaşıyorlar.

Aile işletmeleri olan pastaneler ise daha geleneksel bir fika deneyimi sunuyor. En eskilerden biri, Stockholm'un tarihi yarımadasındaki Sundbergs Konditori. 1785 yılında kurulan bu pastane, hala bir bakır semaverde pişiriyor kahvesini.

5- Ev fiyatları düştü

5- Ev fiyatları düştü

Geçtiğimiz yıla kadar ev almak isteyenler, Stockholm'un konut piyasasına ayak uydurabilmeyi zor bulmuştu. Fiyatlar acayip yükselmişti. Neyse ki tüm bunlar 2017'de değişti. Fiyatlar yaklaşık yüzde 10 düştü. Bu durum, alıcılara fırsatlar sağlayabilir... 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sevgi
Sevgi - 1 yıl Önce

Isvecte hic yasamayan biriyseniz"wav ne güzel hemen gidip orada yaşamaliyim"diye düşünuyorsaniz vazgeçin,21 senedir burada yasayan bir insan olarak sonuç=depresyon,sosyal hayatı olmayan çocuklar ve ebeveynler,yanlızlık,dışlanmalar(dininizden ve ırkından dolayı)hasta olmaya hakkiniz yok,kanser hastalarini bile işe gönderiyorlar,hayatiniz patates ve makarnayla gecer vs vs...haa gezmeye gelin ama asla kalmayin bu ülkede...

Alihaydar69@live.se
Alihaydar69@live.se - 1 yıl Önce

Toptan yalan

Seda
Seda - 1 yıl Önce

Isvec kimseyi zorla tutmuyor buraya gelipte devamli calisip memlekete yok ev yapayim yok arsa alayim ha birde antalyada ev derseniz tabiki burda sosyal hayatiniz olmaz ustelikte cocuklarinizinda gelecegi olmaz yasadigin ulkeye uyum sagliyacaksin o sana degil isvec coknguzel bir ulke yasamasini bilirsen insanin karnini doyurdugu heryer guzeldir yasamasini bilirsen

Nida
Nida - 1 yıl Önce

Sevgi hanım o zaman neden Türkiye’ye dönmüyorsunuz, gelin kendi vatanınızda kendi kültürünüzü doya doya yaşayın. Orada yaşayıp da sakın gelmeyin demek çok komik oluyor.

SIRADAKİ HABER

banner6