banner103

Doğu Türkistan'daki esir kamplarındaki Çin zulmü İsveç'te anlatıldı

Doğu Türkistan'da Çin tarafından esir kampında 4 ay zorla tutulan Doğu Türkistan asıllı Sayragul Sauytbay, esir kampında kaldığı sürede Çin zulmünü anlattı.

Doğu Türkistan'dan kaçan  Sayragul Sauytbay, Çin'in siyasi eğitim kampında 4 ay zorla bırakıldığını belirterek, ''Oralar Çin'in adlandırıldığı gibi siyasi kamp değildi, dağın içinde esir kampıydı." ifadesini kullandı. 
Sauytbay, İsveç'in başkenti Stockholm'de, İsveç Maarif Derneğinin düzenlediği "Çin'deki sözde siyasi kamplar" konulu panele konuşmacı olarak katıldı ve panel sonrası AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Doğu Türkistan'da 5 kreşin müdürlüğünü yaptığı sırada gözaltına alınarak, esir kampına götürüldüğünü öne süren Sauytbay, Kasım 2017'den Mart 2018'e kadar 4 ay boyunca zorla esir kampında tutulduğunu söyledi.

Sauytbay, kampta Çin Komünist Partisini öven cümlelerin kendilerine ezberletildiğini ileri sürerek, "Bütün geçmişimizi, kültürümüzü inkar etmemizi istiyorlardı. Her şeye Çin Komünist Partisi sayesinde sahip olduğumuzu söylüyorlardı. Onları öven marşları ezberletiyor ve teşekkür ettiriyorlardı." ifadelerini kullandı.

- "Çin'de helal ürün satışı yasaklandı"

Kampta yaklaşık 2 bin 500 kişinin bulunduğunu anlatan Sauytbay, "Zaten tutulanların hepsi Müslüman olduğu için İslam ibadetleri yapmak yasak ve imkansızdı. Kimsede buna karşı koyacak güç yoktu. İtiraz edeni de öldürürlerdi. 2017'de bütün restoran ve marketlerde helal satışını durdurdular. İtiraz edenlerin yeri esir kamplarıydı." diye konuştu.

Sauytbay, okula giden çocuklara Çinceden başka ana dillerinde konuşmanın yasak olduğunu belirterek, "Eğer yanlışlıkla bir çocuk, okulda ana dilinden birkaç kelime konuşsun hemen öğretmenler çocuğun ağzını bantlıyor ve ailesi çocuğu okuldan almasına gelmeye yarım saat kala bandı kaldırıyorlardı." dedi.

- İsveç'ten sığınma izni

Uluslararası baskı sonucu 4 ay sonra mecburen serbest bırakıldığını söyleyen Sauytbay, şunları kaydetti:

"Eşim çok önceden Kazakistan'a kaçtığı için oradaki temasları ve uluslararası kuruluşların desteğiyle serbest bırakıldım ve görevime döndüm. İki gün sonra da görevden alındım. Çin güvenlik güçleri gözümü bağlayarak bir yere götürdü ve sorguya çekti. Bana, 'kamplarda kafamdakilerin tamamen silinmediğini, 3 sene daha kampta kalmam gerekeceğini' söylediler. 

Bir fırsatını buldum ve gizli yollarla eşimin yanına Kazakistan'a kaçarak sığındım. Kazakistan'a kaçak girdiğim için hapse atıldım. 'Çin'de esir kampları olmadığına' dair sözlü ve yazılı ifade vermemi istediler ama kabul etmedim. Bu yüzden Kazakistan'da 9 ay hapis yattım. Atayurt Derneğinin Başkanı Serikzhan Bilash'in çabalarıyla serbest bırakıldım. Daha sonrada İsveçli diplomatlarca 3 Haziran 2019'da İsveç'e getirilerek, sığınma izni aldım. Üç aydır da İsveç'te yaşıyorum."

Öte yandan Stockholm'deki ABF binasında, İsveç Maarif Derneğinin düzenlediği "Çin'deki sözde siyasi kamplar" konulu panele Sayragul Sauytbay'in yanı sıra konuşmacı olarak Nasa'd görev yapan Dr. Erkin Sıddık, Cornell Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mangus Fiskesjö, Götebrog Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fredrik Felman, Sosyal Demokrat Parti Milletvekili ve İnsan Hakları Örgütü Amnesty'nin eski Komisyon Başkanı Thomas Hammarberg ve İnsan Hakları Örgütü Amnesty'nin Çin Sorumlusu Peter Nassen katıldı. 

Güncelleme Tarihi: 04 Eylül 2019, 15:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4

banner6