Türkiye ilk kez 'İsveç raporu' hazırladı

Türkiye'de ilk kez 'İsveç'te entegrasyon politikaları ve Türkiye diasporası' konulu bir rapor hazırlandı. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırma projesi sonucu yayınlanan raporda, "İsveç, öyle uzaktan görüldüğü gibi, göçmenlerin huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir yer değil" tespiti dikkat çekti.

Türkiye ilk kez 'İsveç raporu' hazırladı
 İsveç'in göç ve entegrasyon politikalarının değerlendirildiği araştırma projesi sonucu hazırlanan rapordaki bilgilere göre; İsveç 1950'li yıllardan itibaren göç alırken, nüfusunun yüzde 15'inden fazlasını yabancı uyruklu vatandaşlar oluşturuyor. Her yıl 75 bin 100 bin arasında yeni göçmenin katılımıyla giderek büyüyor. İsveç'te yapılan araştırmalara göre, yerli nüfusun yüzde 80'inden fazlası göçmenlere karşı pozitif duygular besliyor ve onların eşit haklara sahip olmasını savunuyor. Son yıllarda ülkede “çok kültürlülük” politikasının etkisini yitirdiği tartışılıyor.

GÖÇMEN POLİTİKALARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Raporda, 2005 yılında entegrasyon konusunda hükümet için yaptığı araştırmayla gündeme gelen akademisyen Masoud Kamali'nin, "Göçmenlerin uyum politikaları tekrar gözden geçirilmeli ve göçmenlerle ilgili, ne var ki ülkede aynı zamanda hükümetin entegrasyon politikalarına karşı ciddi bir eleştiri de söz konusudur. Hatta tecrit gibi konular düşünüldüğünde İsveç'in başarısız olduğunu düşünenlerin sayısı az değildir. Devlet kurumlarında bir dizi reformlar yapılmalıdır" tespiti dikkat çekiyor.

İSLAMOFOBİ ARTIYOR

Raporda, İsveç'te son dönemde ırkçılık ve ayrımcılık konusunda şikâyetlerin arttığına da işaret ediliyor. 2015 yılında peş peşe düzenlenen kundaklama olaylarının Müslüman göçmenleri tedirgin ettiği gibi köklü problemleri ortaya çıkardığı vurgulanıyor. Çeşitli örgütlerden 23 yetkili, ülkede İslamofobi'nin giderek arttığını ve bunun sadece internetle sınırlı olmadığını belirtiyorlar. Bu doğrultuda rapora yansıyan ürkütücü bir diğer detay ise, Müslümanların günlük hayatlarına da yansıyan sokak ve işyerlerindeki taciz vakalarının giderek arttığı tespiti.

SİYASİ PARTİLİLER, YABANCILARA KOTA UYGULUYOR

İsveç'te yaşayan ve farklı sosyokültürel seviyelerde bulunan göçmenler ile yapılan toplantılar neticesinde siyasi hak ve özgürlükler konusunda her kesimin ortak sorunları bulunduğuna işaret ediliyor. Siyasal hak ve özgürlükler bağlamında İsveç'te yaşamının avantajları ve dezavantajları şu şekilde sıralanıyor:

Olumlu Yönler: İsveç vatandaşı olunduğunda seçme ve seçilme hakkına sahip olma, farklı kökenden gelen insanların bakan ve milletvekili olabilme hakkı, vatandaşlık ve çifte vatandaşlık hakkı, siyasi olarak sağlanan özgürlük ortamı.

Olumsuz Yönler: Siyasi partileri yabancılara karşı görünmeyen bir kota uygulaması, siyasal temsilde yetersizlikler, göçmenler arasındaki etnik, dinî, mezhepsel vb. ayrımların politize edilmesi, siyasette pozitif ayrımcılık, siyasi olarak güçlenen ırkçı parti.

4 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR


Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırma projesi, Türkiye'de ilk kez İsveç ile ilgili bir araştırmam niteliği taşıyor. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Kuzey Avrupa ülkeleri üzerinde çalışmaların arttırılarak sürmesi için bünyesinde İskandinavya Çalışmaları Araştırma Merkezi kurmaya hazırlanıyor. İsveç Ülke Raporu, dört ana bölümden oluşuyor. Raporun ilk bölümünü İsveç'e göçün tarihi ve ilgili uygulamalar konusunda bir literatür çalışması, ikinci bölümünde daha spesifik olarak İsveç'te Türkiye Diasporası, üçüncü bölümünde İsveç Göçmenlik Politikaları kronolojisi ve 2012-2014 yılları aralığına ait medya taraması yer alıyor. Son bölümde, sözü edilen diasporayı oluşturan gruplarla Türkiye ve İsveç'in iki şehrinde yapılan çalıştayları kapsayan saha çalışmasından elde edilen veri ve görüşler sunuluyor. Sonuç kısmında ise İsveç ve Türkiye açısından durum tespiti, öneriler ve beklentiler yer alıyor.
Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2016, 19:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner6