Berlin direktörü oldu

banner54

Lojistik ve nakliyat, dünyada önemi giderek artan sektörlerin başında geliyor. Dijitalleşmeyle artan e-ticaret ve son iki yıldır dünyayı etkileyen koronavirüs salgını, paket servisin iş yükünü artırdı. Lojistik ve paket servisi denince Almanya’nın önde gelen markalarından olan Alman Postanesi’nde (Deutsche Post) başkent Berlin’in paket sevisi bir Türk’e emanet. Murat Çelik, üniversite öğrencisiyken postacı olarak başladığı Deutsche Post’ta bugün 2 bin kişinin çalıştığı kurumun Berlin Direktörü oldu. Çelik’le Deutsche Post’taki kariyerini konuştuk.

Berlin direktörü oldu

ALMAN postanesindeki göreviniz nedir?
Tüm Berlin ve bunun yanı sıra Brandenburg eyaletinin belli bölgelerinde Deutsche Post’un paket postalama ve paket alma bölümü yöneticisiyim. Paket servisindeki tüm ekibin koordinasyonundan sorumluyum. Görevim, Berlin ağırlıklı olmak üzere görev alanımdaki tüm müşterilerimizin en hızlı ve iyi şekilde paketlerini almalarını, posta yoluyla paketlerini kolayca göndermelerini sağlamak.
Kaç kişilik bir ekibi yönetiyorsunuz?
Yönetici olduğum bölümde şu anda 2 binden fazla çalışanımız var.
Tüm dünya son iki yıldır koronavirüs salgınıyla boğuşuyor. Salgın sizin sektörü nasıl etkiledi?
E-ticaretin artmasının yanı sıra Koronavirüs de buna ilave olarak iş kapasitesini artırdı. Berlin’de 3 şubemiz bulunuyor. Salgın nedeniyle artan işlerden dolayı Berlin’de bine yakın yeni personel istihdam ettik. Sayımız giderek artıyor.
Sizce koronavirüs krizi bittikten sonra bu kadar çalışana ihtiyacınız olur mu?
Çalışanlarımız, en önemli ve en büyük gücümüz. Bana göre bir çalışan bizden ayrılmak istemediği sürece onunla çalışırız.

Berlin direktörü oldu

HIZLI TEDBİRLER ALDIK
Salgın döneminde karşılaştığınız en büyük zorluklar neydi?
En büyük zorluk, çalışanlarımızı koronavirüsten korumaktı. İnsanlara yönelik hizmet veriyoruz ve insanlarla çalışıyoruz. Kısa zamanda koronadan korunma tedbirleri geliştirdik. Şirketimizi ayakta tutmamız gerekiyordu. Müşteriye, “Artık paketleri size ulaştıramayacağız” diyemezdik. Öte yandan çalışanlarımızı da virüse karşı korumamız gerekiyordu. Tabi postayla gönderilen paket sayısında kısa bir süre içinde patlama yaşandı. Biz de hızlı tedbirler aldık.
Kısa zamanda yeni personel bulmakta ve istihdam yaratmakta zorlanmadınız mı?
Dünya çapında bir şirketiz. Markamız uluslararası alanda tanınan bir şirket. Çalışanlarımıza çok iyi imkanlar sunuyoruz. Zaten çalışanlarımız güven ortamını ve iş koşullarını gördükten sonra kendi çevrelerinde iş arayanlara tavsiyede bulunuyor. Bizde aynı aileden çalışan çok sayıda personelimiz var. Bir anlamda kocaman bir aile şirketi gibiyiz.

HİÇ PİŞMAN OLMADIM
Sizin hikâyenizi biraz tanıyalım. Almanya’da mı doğup büyüdünüz?
Berlin’de doğdum ama Türkiye’de büyüdüm. Misafir işçi çocuğuyum. 1993 yılında yeniden Almanya’ya geldim. İstanbul’da öğrenimi tamamladım, sonra Berlin’e gelerek üniversiteye devam ettim.
Deutsche Post’ta ne zaman çalışmaya başladınız?
Çok tesadüf oldu. Açıkçası paketlerin eve kadar götürüldüğünü bile bilmiyordum. Benim Türkiye’de yaşadığım dönemde bilinmeyen bir şeydi. Eskiden Türkiye’de de PTT’ye gidip paketimizi aldırdık. Tabi bu süre içinde Türkiye’deki lojistik hizmeti de inanılmaz şekilde gelişti. DHL olarak bildiğiniz gibi Türkiye’de de yollardayız. Ben, 1997’de öğrencilik yıllarımda Deutshe Post’ta çalışmaya başladım. Üniversite öğrenimimi finanse etmek istiyordum. Aslında sadece bir iki haftalığına geçici bir işti, destek amaçlı girmiştim. O bir iki haftalık geçici iş, bugün 24 yıllık bir kariyer oldu. Hiç de pişman olmadım.�

Berlin direktörü oldu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner6